Çocukta Dikkat Eksikliği Sendromu

Çocukta Dikkat Eksikliği Sendromu, ADS, dikkat eksikliği, dikkat eksikliği nedir, dikkat eksikliği tedavisi, dikkat eksikliği  neden olur.
Her birimiz günlük yaşamımızda çevremizdeki aktivitelerden etkilenir, bir şekilde yoğun  bombardıman altında kalırız. Bu çevremizdeki gürültü, (arabaların, iş makinelerin,yüksek sesli müzik vs…) bağırışmalar,çağırışmalar, konuşmalar, okuduğumuz makaleler, gördüğümüz resimler, duygularımız, düşüncelerimiz, yaşanılan acılar vs. vs. gibi. Bunların çoğu beynimizdeki hormonlar aracılığı ile bir çeşit filtreden geçer ve sadece bize gerekli olanlar iletilir ve algılatılır. Ancak zaman, zaman hepimizin içine düştüğü ve çıkmakta zorlandığı anları yaşamışızdır. Bazen bir işi yaparken dikkatimiz dağılır, kendimizi işimize tam odaklayamayız. O an bedensel veya duygusal bir yükün altında oluruz. Örneğin: Çok kötü bir gece geçirmiş ve az uyumuş olabiliriz, bir işi belli bir süre içinde yapma zorunluluğu, bizi sıkıntıya sokmuş olabilir, özel nedenlerimiz bizi stres altına almış olabilir, vs. Ve o gün akşam eve geldiğimizde ” Bugün amma berbat bir gündü, kafam allak bullaktı, her şey birbirine karıştı” dediğimiz günler olmuştur. O gün kendimizi bir türlü toparlayamadığımızdan yakınmışızdır. Böyle günler bereket sık, sık yaşanmaz. Yoksa hem iş hayatımız riske girer hemde yaşam kalitemiz düşerdi. 
Bazı insanlar var ki, bu tür günleri sürekli yaşarlar. Özellikle de çocukluk çağlarında. Biyolojik nedenlerden dolayı, dikkatlerini ve  odaklanmalarını yaptıkları işlerde, uzun bir süre kontrol etmekte zorlanırlar. En büyük sorunları, önemli olan ile önemsiz olanı ayırt edememektir.
Toplumumuzda en sık yapılan hatalardan biri, çok hareketli olan çocuklara hemen HİPERAKTİF  tanısının konulmasıdır. Ve genelliklede arkasından hemen eklenir. “ aman olsun canım, o kadar da önemli değil, hareketli çocuklar çok zeki olurlar” yaklaşımıdır. Evet, hem çok hareketli hemde çok zeki olan çocuklar var şüphesiz ama asla genelleştirilemez. Bu düşünce doğru değildir, anne ve babayı hatalı davranışlara sürükler, “demek benim çocuğum çok zeki” diyerek çocuğun gerçek sorununa duyarsız kalmasına yol açabilir. Her şeyden önce ebeveynlerin bilmesi gereken önemli bir nokta var. Hiperaktiflik  bir rahatsızlıktır..    
Bazen çeşitli terapi yollarıyla , bazen de terapinin yanında ilaç kullanılması bile gerekebilir. Aşırı düzeydeki bu hareketlilik, hem çocuğunuzun  hem de  onunla yaşayan diğer aile fertlerinin günlük yaşamını zorlaştırır, olumsuz yönde  etkiler.
 ADS sendromonu 2 farklı biçimde ortaya çıkabilir.

 1  )   Aşırı Hareketli olma (Hiperaktivite)

Bu çocuklar çok fazla hareketli olurlar. Enerjileri bitmek nedir bilmez ve sanki hiç yorulmayacaklarmış gibidirler. Yaşlarının ve gelişim düzeylerinin üstünde enerji harcarlar. 
   EĞER  ÇOCUĞUNUZ;
 -Ellerini ve ayaklarını genelde sakin ve hareketsiz tutamıyor.
 - Gerekli olmadığı halde sık, sık ayağa kalkıyor.
 - Yerli yersiz sık, sık bir yerlere tırmanıyor ve hiç durmadan bir oraya bir buraya koşuyor.
 - Her hangi bir işte veya bir faaliyette uzun süre hareketsiz kalamıyor.
 - Genellikle hem çok, hem sık konuşuyor.
 - Başladığı bir işe veya faaliyete çok kısa zaman ayırıyor.
 - Bir soru sorulduğunda, sorunun tamamını dinlemeden, cevap veriyor.
 - Sıranın kendisine gelmesini bekleyemiyor, her şeyi hemen istiyor.
 - Sık, sık başkaların sözünü kesiyor ve onları rahatsız ediyor.
 Ancak, çocuğunuza kesin bir tanının (teşhisin) konulabilmesi için, doktorlar ve Psikologlar tarafından KONTROL ve  testlerin yapılması gerekiyor

 2 )    Dikkat eksikliği

Aşağıdaki belirtileri çocuğunuzda sık, sık gözlemliyorsanız, çocuğunuzda büyük bir olasalıkla “dikkat eksikliği bozukluğu”olabilir .
  • -Yaptığı iş ve faaliyetlerde sık, sık küçük çaplı hatalar yapıyor ve ayrıntıları hiç dikkate almıyor.
  • -Ev ödevlerinde olsun, oyun oynarken olsun, uzun süre odaklanamıyor.
  • -Başkaları kendisiyle konuşurken onları dinlemekte zorlanıyor, çoğunlukla dinlemiyor.
  • -Görevlerini genellikle tamamlamadan yarım bırakıyor.
  • -Görevlerini ve aktivitelerini organize etmekte genel olarak zorlanıyor.
  • -Her hangi bir işte uzun süre kalması için kendini hiç zorlamıyor, sıkmıyor.
  • -Sık, sık bir şeylerini kaybediyor.( anahtar, kimlik, kitap, vs. vs.)
  • -Daldan dala çok çabuk atlıyor, çok çabuk etkilenip sık, sık karar değiştiriyor.
  • -Çok unutkan.
Ancak kesin bir tanının(teşhisin) konulabilmesi için doktor ve psikologlar tarafından kontrol ve testlerden geçirilmesi gerekiyor.
KİME BAŞVURMALIYIZ ?
 Hiperaktivite ve Dikkat eksikliği bozukluğu rahatsızlığını kısa süreli gözlemlerle ve testlerle kesin tanı ve teşhis konulması zordur. belirtiler rahatsızlığa işaret eden nedenlerdir ancak kesin teşhis için yeterli değildir. Tanının kesin olabilmesi için Çocuk hem evde hem okulda hem de sokakta, parkta oyun oynarken dikkatle izlenmelidir. Eğer imkan varsa çocuğu çeşitli ortamlarda videoya alarak, hareket ve davranışlarını daha detaylı izlemek incelemek mümkün. Bu tür metodun faydası, teşhis konusunda daha isabetli karar alınması yolunda yardımcı oluyor.
– Teşhis koymak güç ve zor olduğundan dolayı, testlerin özel eğitim almış, kılinik tecrübesi olan çocuk psikologları tarafından yapılması daha doğru olur.
TEDAVİSİ VAR MI?
Rahatsızlığın büyük bir ihtimalle nedeni olan beyindeki biokimyasal oluşumları tümüyle ortadan kaldırmak mümkün değil. Dikkat eksikliği bozukluğu-Hiperaktiflik problemi, çeşitli terapi uygulamaları ile rahatsızlığın etkilerini azaltmak mümkün olabiliyor. Çocuğun yaşadığı ortamı ve çevresini, onun rahatsızlığı göz önünde bulundurarak düzenlenebilirse, çocuk bu rahatsızlığın olumsuz etkilerine rağmen çevresine uyum sağlayabilir.  Uygulanabilecek terapiler şunlardır:
- Davranış terapisi,
- Oyun terapisi,
- Ergo terapisi,
- Aile terapisi,
- Bedensel (fiziki) olarak  rahatlama ve gevşeme,
gibi tedavi yöntemleriyle, çocuğun yaşamını, daha kaliteli sürdürmesine yardımcı olunabilir. Hangi terapinin çocuğunuz için en uygun olanı,çocuğunuza teşhisi koyan çocuk psikoloğu tarafından belirlenir.
İLAÇLA TEDAVİ
Bazı çocuklara ilaç kullanılmadan malesef yardım edilememekte. Bu konumdaki çocuklar, yukarıda değinilen terapilere cevap verebilmeleri ancak ilaç eşliğinde mümkün olabiliyor. Gerçi bazı çocuklarda olumlu gelişmeler gözlenmesine rağmen sadece ilaç tedavisi hala tartışmalıdır.
Oyun, davranış, ergo terapi gibi tedavi yöntemleri eşlik etmeden, sadece ilaç tedavilerinin uzun vadede pek fazla yarar sağlamayabilir. Bu yüzden EBEVEYNLER tek yönlü uygulamalara sıcak bakmamalıdır. Bu problemlerle birlikte yaşamak zorunda olan bu çocukların uzman terapistlerin yardımına ve desteğine ihtiyaçları vardır. Bu çocuklar ancak bu yolla kendilerine güvenebilmeleri, (öz güvenini) sağlanabilir.
Okul ile işbirliği
-Bu tür problemi olan çocuklar, okulda hemen göze batarlar.
-Çocuğunuzda  bu tür bir problem olduğu konusunda şüpheleriniz var ise, okuldaki öğretmenleriyle mutlaka konuşmalısınız.
-Çocuğunuzun okuldaki hareket ve davranışlarını ancak öğretmenler izleyebilir ve konudaki düşünce ve yargısını size söyleyebilir. Sizin şüphelerinizi teyit eder veya yersiz olduğu kanaatına varabilir.
-Eğer, çocuk psikoloğu tarafından kesin bir teşhis konulmuşsa, okuldaki öğretmenleriyle sürekli iletişim ve diyalog halinde olunmalı. Çocuk için nasıl bir yol haritası izleneceği birlikte karar verilmeli.
- Eğer çocuk ilaç tedavisi görüyor ise, okul yöneticileri bundan kesinlikle haberdar edilmeli. Alınması gereken ilaçlar varsa, zamanında verilmesi sağlanmalıdır.

Unutmayın, eğer bu tür bir problemi olan çocuğunuz varsa, herşeyden önce sizin sabırlı, anlayışlı, hoşgörülü ama yeri geldiğinde de kararlı ve tutarlı yaklaşımına ihtiyacı var.

Previous
Next Post »

1-) Yorum yazarken imla kurallarına uyunuz ve küfür etmeyiniz.

2-) Yorum yazmak için, "Yorumlama Biçimi" bölümünden "Adı/URL" seçeneğine tıklayarak, adınızı ve URL (Varsa site adresinizi)'nizi yazınız ya da "Anonim" seçeneğine tıklayarak yorumunuzu "Adsız" olarak yazınız. EmoticonEmoticon